2 Nisan 2011 Cumartesi

Üç Güzeller


Dün üç güzel kesti yolumu: Athena, Hera ve Venüs!

Birincisi selpak mendil satmak istiyordu. Hava soğuktu ve cebimde bozuk para yoktu. Biraz ilerledikten sonra çantamdan bozuk para arayayım derken ikinci güzel seslendi diğer yandan:

- Kızım, dedi. Kolum kırık da yardım etsen de şunu bi taksam.

İkinci güzelin çantasını, elindeki su şişesini alıp kol askısına kırık kolunu geri sokmasına yardımcı olurken birinci güzel uzaklaşmıştı yanımdan. Kime niyet kime kısmet diye düşündüm ama birinci güzelden bir selpak alamamış olmam da dert oldu içime.

Akşam iş dönüşü servisten tam indiğim noktada üçüncü güzelle karşılaştım. Bana bir hastanenin yolunu sordu. "Orası taşındı teyze" dedim "ama ben de o tarafa gidiyorum gel yerini göstereyim sana". Birlikte yürümeye başladık. Kadıncağız hayırsız kocasından çok çekmiş, evini ancak başkalarından aldığı yardımlarla ve öteberilerle geçindiriyormuş ve taa nerelerden benim evin sokağında oturan birinden gelen haber üstüne, ona kimbilir kaç gün yetecek nevaleyi almaya gidiyormuş. Ayrıca evine dönüş için gereken yol parasını da o evden almayı ümit ettiği paradan karşılayacakmış.

Bu üçüncü güzelin söylediklerini anlamam şivesi nedeniyle biraz zor oldu ama kadıncağızın anladığım hikayesi buydu. O da bana sordu; evli miydim, bekar mıydım, ne iş yapardım, çocuğum var mıydı, nereden gelip nereye giderdim...Benim verdiğim yanıtlara üçüncü teyzenin verdiği tepkiler beni benden aldı. Yiyecek ekmeği olmayan, konuştuğu anlaşılmayan ve hatta sırf görünüşüne bakıp da dar görüşlü olabileceği önyargısını taşıyabileceğiniz üçüncü güzel öyle bilgece laflar ediyordu ki sanki söyledikleri şimdi daha rahatlıkla anlaşılabiliyordu. Bana hem akıl vermiş hem de muhteşem dualar etmişti. Yalvarma, yakarma ve hatta dilenme hiç yoktu sesinde ve benden ona yolu tarif etmemden başka bir şey de beklemiyordu. Öyle içtendi ki; elimi cebime attım, birinci güzel ile karşılaşma sonrasında elime geçen para üstlerini attığım cebime elimi daldırdım ve kaç para çıkarsa hiç bakmadan üçüncü güzele verdim.

Üçüncü güzel Paris'in seçtiği ilk dünya güzeli olmuştu. Venüs kazanmıştı! Onun kazanmasında Athena ve Hera'nın katkısı da çok büyüktü. İlk jüri Paris oyunu vermişti ama bu güzellik yarışması fikrini ortaya atan da Zeus'tu hani!

Peki ya asıl dün ben mi bir melek olmuştum da karşısına çıkmıştım bu üç güzelin yoksa onlar mı birer yeryüzü meleğiydi? Benim mi yardımım dokundu onlara en çok, yoksa onlar mı bana verilmesi gereken mesajları göklerden inip fısıldadılar yüreğime?

Huzur içinde uyudum dün gece. Hareket halinde olan Koç enerjisini hayra yönlendirmek için dua edip nefesimi bundan böyle hep meleklerle karşılaşmak niyetiyle alıp verdim. Zaten gece yağmur yağdı, meleklerin ardından rahmet de indi yeryüzüne.
Related Posts with Thumbnails

.