3 Ocak 2011 Pazartesi

küçük şeyler

“küçük şeyler sevindirir ruhumu/ hayal bile edemezdim ben bunu”

küçük lezzetlerdi almak istediğimiz yaşamdan. tatlı, ekşi, acı, tuzlu... sonunda insanın ağzında bir hoşluk bırakmasıydı mesele. damakta bıraktığı tadı değil, midede bıraktığı dolgunluğu önemsediniz ve en güzel tadı bırakan şeyleri kaçırdınız!

küçük tınılardı duymak istediğimiz. bazen bir çocuğun gülüşü, bazen yaprakların hışırtısı rüzgarın altında. bazen tek bir cümleydi yürekten gelen. kimi zaman “söylenmedik en güzel sözdü” duyulması özlenen. gürültüyü tercih ettiniz, arabaları, kornaları, kavgaları, küfürleri. en kötüsü de sessiz savaşları tercih etmenizdi. en güzel sesleri duymadınız, sağırlaştınız!

küçük resimlerdi görmek istediğimiz. gülen bir çocuğun gözleri, masmavi bir deniz, engin bir gökyüzü. en şatafatlı ve en pahalı tabloları istediniz siz, gösteriş tutkunuz o kadar çoktu ki görmek yerine göstermek istediğinizden belki de körleştiniz!

küçük, temiz kokular istedik etrafımızda. yağmur sonrası toprağın ve çimenlerin kokusu mesela. taptaze bir bardak çayın yanında tarçınlı bir kek veyahut da. sabun kokusu, bebek kokusu, tertemiz bir ilkbahar sabahı kokusu, çilek, karpuz veya şeftali kokusu gibi birşey söylemek istediğim. yapay kokulara dadandınız, koklamak yerine kokmaya başladınız!

küçük dokunuşlarda saklıydı ayrıntılar ve parmak uçlarındaydı sırrı. bir bebeğin teninde, bir çiçeğin üzerine düşmüş çiğ tanesinde, yaşlı ellerin kurumuş toprak dokusunda. sihirli dokunuşlardı hayat veren ve sevgiyi en güzel anlatan. dokunmak yerine dokundurur oldunuz!

hissetmeyi unuttunuz asıl! oysa en güzel şeydi tüm duyularla anlamanın ötesinde başka algılar olduğunu bilmek.

bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor evet. unuttuklarımızı hatırlayalım bir bir, küçük adımlarla olsa da...birçok küçük şeyin bir büyük ettiğini görme vakti şimdi. ufak adımlar atarak öğrenmedik mi koşmayı, kısa sesler çıkarıp sonra cümle kurmadık mı? önce kısacık bir kordonla ardından minicik ellerle tutunup yaşama, koskoca bir yürek olmadık mı sonunda? tek tek küçük damlalar değil miydi yağmur dediğimiz? ve bir de küçük şeyler mide de bulandırabilir bazen, değil mi?

“büyük harflerle başlayan tüm isimler aslında küçük harflerin üstünde dururlar."

bir şarkı dizesiyle başladık madem, bir şarkı da üstüne söyleyelim hep birlikte...

“hep küçük şeyler bizi usandıran
küçük şeyler bizi utandıran
hep küçük şeyler küçük şeyler bizi yarıştıran
küçük şeyler bizi uzlaştıran
küçük şeyler hepsi de küçücük şeyler
bizi yönlendiren, sevindiren, düşündüren

hep kısa anlar, mutluluklar
hayal görür uzun zamanlar
hep kısa anlar karar verdiğimiz
sonra günler boyu neden diye düşündüğümüz
kısa anlar hepside kısacık anlar
bizi yönlendiren, sevindiren, düşündüren

hep büyük düşler, büyük düşler peşinde koştuğumuz
sonra nerdeyiz diye içinde kaybolduğumuz
hep büyük düşler elimle tutamadığım
hiç görmediğim, yaşamadığım
büyük düşler hepsi de küçücük şeyler
bizi yönlendiren, sevindiren, düşündüren

hep küçük şeyler bizi savaştıran
küçük şeyler bizi barıştıran
hep küçük şeyler seni sevdiğim
küçük şeyler seni üzdüğüm
küçük şeyler hepsi minicik şeyler
bizi yönlendiren, sevindiren, düşündüren”



Related Posts with Thumbnails

.