6 Aralık 2010 Pazartesi

Deney


Gelin iki deney yapalım.
Bulmaya çalıştığımız şey paylaşmanın gücü olsun!

Göreceksiniz acılarınızı daha kolay paylaşacak insanlar. Deneyin bakın, eğer biraz rol kesme yeteneğiniz varsa tabii. Bir gün ofiste ağlamaya başlayın şakacıktan, hasta numarası yapın ya da bayılıverin boylu boyunca.  Göz açıp kapayıncaya kadar etrafınız bir sürü meraklı gözle dolacak, emin olun!

Bu meraklı gözler kimi zaman "ben bu durumda değilim neyseki " diye içten içe kendilerini tatmin edecek, bazıları ise sadece güçsüz, zayıf ve acizin yanında olup kendilerince vicdanlarını rahatlatmak için meraklı kalabalığın arasına karışacaklar.

Bir de bunu bilinçli olarak yapanlar var etrafta. Sizin etrafınızda yok mu? İyi bakın o zaman. Durup durup öfke nöbeti yaşayanlar, ortada bir şey yokken bile zırıl zırıl ağlamaya başlayanlar, ikide bir orası burası ağrıyıp merhamet bekleyenler? Bunlar da sözüm ona kederlerine ortak olanları kendisini gerçekten önemsiyor sanıp aldanan zavallılar.

Bu ilk deneyi yaptıktan sonra bir başka gün de şen şakrak olun. Hatta trajik bir dönemden geçtiğiniz bir zaman yapın bunu ki iyice şaşırsın herkes.

Aslında yaşadığınız trajediye çok üzülmüş gibi duran insanlar sizin bu denli mutlu oluşunuza sevinmek bir yana, "ulan şimdi bu neden bu kadar mutlu, var bunda bir bit yeniği?" diye düşünmeye başlayıp "bu gariban yine melun melun durmaya devam etseydi, biz de ona bakıp halimize şükretseydik" moduna girecekler.

Veyahut da "dünya yıkılsa umurunda değil herifin" diye size vurdum duymazlık yaftasını yakıştıracaklar bile çıkabilir.

Yok yok, bu karamsarlık değil. Derin psikolojik incelemelere konu olmuş bir bulgu. İnsan egosu devrede olduğu sürece kendini herşeyden öte ve üstün görme çabasının bir sonucu belki de.

Herkes aynı içtenlikte olduğu sürece yukarıdaki deneyi yapmaya gerek kalmaz elbette. Kalp konuşup zihin sustuğunda su yüzüne çıkıyor asıl içtenlik! O zaman kimse bir diğerini mutluluğundan dolayı çekemezlik etmiyor ve o zaman kimse birbaşkasının kederinden gizliden gizliye haz almıyor.

Etrafımda sevincimi de kederimde olduğu kadar benimle aynı duygularla yaşayan, ben mutluyum diye mutlu olan dostlarım olduğu sürece şanslıyım. İşte sadece onlarla gerçek sevinçlerimi, çocuksu neşelerimi paylaşabilir, yargılanma veya yerilme korkusu taşımadan mutluluğumun en mahrem nedenlerini anlatabilirim.

Havayı paylaşır, suyu paylaşır gibi sevincimi, kederimi, paramı, sevgimi ve asıl önemlisi zamanını paylaşmaktan zevk duyduğum insanlar varken etrafımda paylaştıkça çoğaltırım tüm kaynaklarımı, azalan sadece maskeli balo müdavimleri olur.



not:
Çok konuştuğumuz bir konu bu bir arkadaşımla. O yüzden bir yazayım dedim, bunlar dökülüverdi içimden!
Related Posts with Thumbnails

.