29 Haziran 2010 Salı

Tatilin ardından...





Herşey iyi güzel de sayılı günler ne kadar çabuk geçiyor. Bol bol dinlenip temiz havayı (sigara ile birlikte ama olsun ;) ) ciğerlerime çektikten sonra, kürkçü dükkanına geri döndüm işte. Neyse ki tazelenip yenilenmek işe yaramış, o uzun rötar ve gecenin yarısında taa havaalanından eve kadar nereden çıktığına anlam veremediğim trafik bile beni yormayı başaramadı. İşte birikmiş “yapılacaklar listesi” de yıldıramadı beni dün. Hatta gecenin bir yarısı, her ay sonu gizemli ritüel haline gelmiş en sevdiğim hobimle haşır neşir olmaya yetecek gücü bile buldum. ( ipucu: 11 Temmuz’da Güneş Tutulması var, kemerlerinizi bağlayın!)


Bu tatilde;

Kendimi dinledim, kendimi buldum yeniden.

Bangır bangır çalan cıvık müziğe aldırış etmedim:


“Bodrum’a da gittik beraber...”



“Evli, barklı, çocuklu....”



“ Sana bir önerim var, hayatından mikropları at...”

Sonra duru bir sesle dirildim:


“Yoksa bahçemin eski şanı, sebebi koparılan çiçekler!”

Bu tatilde;

Farkettim ki yapmaktan çok keyif aldığım şey, kendimi tüm ortamdan soyutlayarak okumakmış.

“Büyük Uyanış” ı okudum bir yandan, bir yandan da kafamdaki Kader – Özgür İrade ikilemlerine aradığım yanıtları buldum, okurken kendi kendime başımı onayla sallerken buldum. Dönüş yolunda da birşeyler okuyayım diye havaalanındaki D&R’da aldım soluğu. Kitapçıyı dolaşanlar büyülensin de daha çok para bıraksınlar diye, Genel Müdürlük talimatıyla herhalde tüm D&R’larda aynı CD’yi çalıyorlar sanırım. Bir an önce oturup bambaşka bir yaşamın sayfalarını çevirmeye başlayabilmek için çabucak çıktım büyünün etkisinden ve sadece iki kitapla serüveni noktaladım.

NE TESADÜF Kİ

KADER Mİ YOKSA

YOK HAYIR, BEN KENDİM SEÇİP ALDIM;

Kaptığım Paulo Coelho kitabında Maria da seçimlerini sorguluyordu bir yandan: Kader mi? Özgür İrade mi?

Bu tatilde;

Emin oldum. Kader kaçınılmazdı elbette ve birçok şeyin Levh-i Mahfuz’da yazılı olduğu büyük ve açık bir gerçekti. Diğer taraftan “özgür irade” denen şey olmasaydı, ne anlamı kalırdı insan olmanın, erdemin, bilgiyi ve sevgiyi doğru kullanmanın ve seçimlerimizin sorumluluklarını taşımamız gerekliliğinin.

Bu tatilde;

Siyah gözlüklerimi sadece güneşten korunmak için taktım. Deniz ve gök mavi, ağaçlar yemyeşil, çiçekler rengarenkti. Kuzumun derin gözleriydi tek zeytine çalan. En sevdiğimin o olduğunu bir kez daha anladım. BEnim zel Meleğim!

Bu tatilde;

Yaşamın verdiği ekşi limonlara bol su ve şeker ekledim, şöyle soğuk bir limonata yapıp hooop diktim kafama...Ohhh, serin serin...

Tekila ve tuz bir sonraki sefere! Var mı eşlik etmek isteyen?






Related Posts with Thumbnails

.