6 Ağustos 2011 Cumartesi

Bir Hayalim Gerçek Oluyor


İnsanlar kimi zaman mutsuz olduklarından, yaşamın sıkıcılığından, işlerindeki ve özel ilişkilerindeki boşluklardan söz ederler bilirsiniz. Yaşamının gayesini bilemediğinde, içinde çağlamakta olan ırmağın farkına varamadığında düşer insan bu girdabın içine.

Aslında farketmek için işaretleri takip etmek yeterlidir. Zaman zaman kendini gösteren bu işaretler siz onları farketmediğinizde ışıklarını söndürüverirler ama hep oradadırlar. Siz farkettiğinizde o ışık yanacak, yeniden parlayarak etrafı daha net görmenize yardımcı olacaktır.

Benim de kimi zaman farkedip yaşamın gürültüsüne çok kapıldığım için hemen unutuverdiğim, kimi zaman da hiç anlamayıp fırsatları kaçırdığım nice işaret oldu yolumun üstünde. Bir hayalim gerçek oluyor diyorum ya, şimdi size onun işaretlerinden söz edeyim mesela.

İlk işaret: Daha ilkokuldan başlayarak kompozisyon derslerinin prensesiydim. Hele ortaokul ve lisede öyle yazılar yazardım ki benden sonra aynı okulda okuyan kardeşim Türkçe ve Edebiyat öğretmenlerinin "Ablan ne güzel yazılar yazardı kerata, sen de ondan biraz birşeyler kapsaydın" şeklinde serzenişlerine maruz kalırdı. Hatta bir öğretmenim bana gazetecilik okumamı önermişti ama o zamanın aklıyla ve küçük şehrin imkanlarıyla hangi okulun ne anlama geldiğini pek bilemediğimden bu öneriyi kulak ardı etmiştim. Benim için meslekler doktorluk, avukatlık, mühendislik ve öğretmenlikten ibaretti neredeyse o zamanlar üstelik .

İkinci İşaret: Babam eczacı olmamı isterken ben gidip Mütercim Tercümanlık gibi benim dönemimde daha yeni yeni adı anılmaya başlayan bir bölümde okudum. O zaman için bu bölüme gitmemin nedeni, hiç ders çalışmadan ve sınav stresi yaşamadan hem de ülkenin en iyi okullarından birine girebileceğimi bilmemdi. Aklımca, uyanıklık yapmıştım. 

Üçüncü İşaret: Hayatıma astrolojinin girmesiyle birlikte ünlü bir astroloğun aylık burç yorumlarını Türkçe'ye çevirmeye başladım. Bunu yapmadaki gerekçem astrolojiyle biraz daha içli dışlı olabilmekti. Aynı zamanda bu astroloğun keyifli diline bayılıyor, onu daha çok insan okusun ve bunda benim de bir payım olsun istiyordum. Ardından ülkenin önde gelen astrologlarından birine yardımcı olma fırsatı buldum. Bu süreçte bir taraftan astroloji öğreniyor, diğer taraftan da bilgiyi bilenden bilmeyene aktarmada aracı oluyor, dilleri birbirine dost ediyordum. 

Dördüncü İşaret: Dışarının gürültüsünden uzaklaşıp içerinin dinginliğini tatma ihtiyacı ile astrolojinin yanısıra çeşitli eğitimler ve meditasyonlara gider oldum. Acmos, reiki, aile dizimi, değişim-dönüşüm nefesi, geçmiş yaşam terapisi, meleklerle ilgili çalışmalar derken etrafımdakilerin beni "bir garip" görme riskini göze alarak bir çeşit arınma veya daha doğrusu kendimi keşfetme sürecine girdim. 

Beşinci İşaret: Rahatlamak ve konuşarak anlatamadığım bazı şeyleri yazarak aktarabilmek için bir blog açtım, adına da SibelAlem dedim. Yazdıkça rahatlıyor, rahatladıkça yazıyordum. Bazen anlatımlarımda fazlasıyla sembollere dayanıyordum ama öyle herkes anlasın diye de bir derdim yoktu. Ortalamanın üstünde bir zekaya sahip olduğumu düşünsem de yazarken zihnimi değil kalbimin sesini dinliyordum. Duyduğum ufacık bir söz yada gördüğüm güzel bir kare ile birlikte ilham perileri uçuşuyordu yüreğimde ve ellerindeki sihirli değneklerden altın renkli tozlar dökülüyordu sayfama.

Birden işaretleri anlamlandırma aşamasında buldum kendimi. Hiçbir şey gereksiz yere konmuyordu içimize. Demek ki misyonum - yükselen İkizler'in de etkisi var tabii - bilgiyi aktarmaktı. Bunun için seçtiğim yol, Babil'de ayrılan dilleri biryerlerde buluşturmaktı ama özellikle de spiritüel konularda. Sırf sınavı rahat kazanacağım için üniversite eğitimimi dil üzerine yapmamıştım ya. 

İnsan donanımının farkına daha kolay varıyor, aynaya bakması bile yeterli oluyor kimi zaman. Ancak yazılımını farketmesi için belli kodları kavrayabilmesi gerekiyor. Ve öyle bir şey ki, yazılımınız zamanla donanımınızı da etkilemeye başlıyor.

Gittiğim bir atölye işaretlerin ve kendi yazılımımın kodunu çözmeme daha da yardımcı oluyordu. Hangi enerjilerle doğduğumu, nelerin bedelini ödediğimi, nelerin ödülünü aldığımı daha net görüyor, bir yandan da aslında iradem sayesinde herşeyi en hayrıma olacak şekilde dönüştürülebileceğimi, bazı konularda biraz daha cesur olmam gerektiğini, ilk adımı atmanın utanılacak birşey olmadığını, hayattaki en büyük mutluluğun insanın kendini gerçekleştirmesi ve bunu yapabilmek için önündeki engelleri bir bir aşması gerektiğini öğreniyordum.

Değişim-dönüşüm süreci kendini yazılımımdaki farkındalıklarla ve yine işaretlerle göstermeye başladığında artık işaretleri daha ışıkları sönmeden farkedebilmeye başlamıştım. Gerçi her alana uygulayabildiğim bir teknik olduğunu söyleyemem ama şimdilik bir hayalime ulaşmamda yolu bana bu ışıkların gösterdiğini söyleyebilirim. 

Yukarıdaki tüm işaretler bir yapboz tahtasındaki parçalar gibi biraraya geldiler.  Spiritüel Aktüel Yaşam Portalı sloganına sahip bir internet dergisinin yurtdışına açılma çalışmalarının içinde çevirmen olarak buldum kendimi. Artık "bilge" bir çevirmendim! Nasıl olduğu uzun hikaye ama emin olun, buna birçokları tesadüf der. Oysa ben bunun benim yolum olduğuna ve ben işaretleri farkettiğim için önümde bu yolun belirdiğine inanıyorum. Kimbilir belki şimdi çevirilerle önümde açılan bu yol ileride beni daha farklı yerlere de götürebilir.    

İşaretleri izleyerek geldiğim noktada bir hayalim gerçek oluyor. İnsanlık için ne derece önemlidir bilemiyorum ama benim için büyük bir adım çünkü tüm işaretleri bir sepete koyabildim bu sayede.

Hayalim gerçek olduğunda pek tabii ki bunu ilk sizlerle paylaşacağım.  Yazdıklarım, çevirdiklerim ve yaptıklarımla beni garipsemeyen ve hatta beni motive eden, bu yolda devam etmem için yüreklendiren, ileride bir gün beni bambaşka bir yerde görmeyi ümit eden, hayallerimin gerçekleşmesine dilekleri ile yardım eden dostlarla...

Darısı diğer hayallarimin başına. İşaretleri çözmeyi az çok öğrendiğime göre, ışıkları sönmeden görebilirim umarım onları da. O muhteşem filmdeki "Bulanlar arayanlardır" sözünün izindeyim. Aradığım her mutluluğu bulmayı umuyorum. Ve tabii ki sizler de bulun istiyorum.

2 comments:

HayatVEtavla dedi ki...

"Bulanlar arayanlardır" hiç yabancı gelmedi bana.

Her şeyin hayırlısını versin mevla, bu yeni gelişme de, hayırlı ise olsun...

Bana ingilizce öğretseneeeee :))) ama normalın altında bi zekaya sahibim baştan söyliiim.

Sibel dedi ki...

Hiç sanmıyorum...bence sende zeka tavan yapmış da çaktırmıyorsun ;)

Bulanlar arayanlardır için... please watch: Bab Aziz

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails

.