8 Temmuz 2011 Cuma

İmdaattt!


Öncelikleriniz başkalarının hele de çalıştığınız yerin öncelikleri arasında değilse siz motivasyonunuzu ne kadar yüksek tutabilirsiniz bilmem ama benim sabrım taşmak üzere!

Sanki aslında çok güzel bir maç olacaktı ama yok efendim saha müsait değildi, oyunculardan sakatlananlar vardı, şike iddiaları motivasyonumuzu bozmuştu gibi sebeplerle 90 dakika bitmek bilmiyor ve top yuvarlak olduğunu her an biraz daha ispatlıyor. Sonuç olarak şutlar isabetli değil, hakem de taraf tutuyor üstelik. Ayağıma top geldiği yada türlü çalımlarla araya girdiğimde hakem hemen düdüğü çalıyor ve topu karşı takıma veriyor.

Peki beni neden bu takıma aldılar acaba? Bir de sözüm ona iyi de bir transfer olmuştu benimki zamanında... Peh, kendileri bilirler tabii... 

İyi de tam anlamıyla çat diye çatlamak üzereyim. İmdat diye bağırmak istiyorum ama sesim çıkmıyor. Bu bir kabustur diye umuyorum, çok yakında uyanırım herhalde. Biri beni çimdiklesin en iyisi, eğer bir kabussa uyanmış olurum, değilse de belki bir çare bulmak adına harekete geçerim.

Çare ne peki? Yeniden benzer arayışlara girmek, sil baştan aynı şeyleri yapmak ve sonra yeniden aynı kısır döngü içine girip boşa pedal çevirmek mi? Yoksa savaşçı Athena gibi direnmek mi şu an bulunduğum savaş meydanında? Ya da aslında bana anlatılmak istenen bir şey var da ben mi görmüyorum? "Hayatta tam da olmak istediğim yerdeyim" olumlamalarım işe yaramalıydı sanki şimdiye kadar. Bu mu olmak istediğim yer? Biliyorum olmadığını ama olmak istediğim yere kanat açmak için yeterince cesur mu değilim?

Kimi onca kariyeri bir kenara itip seyyar kelle söğüş işine, kimi Sultanahmet'te turistlere dilimi 4TL'den dilim karpuz satma işine girmeyi bile göze alırken ben neden duruyorum ve yıllardır beni çağıran yere gitmiyorum hala? Üstelik "kariyer" kelimesi de her geçen gün anlamını yitirip gözümden düşerken sürekli, neden hala tutunuyorum sahip olduğum isimlere?

Oysa 6. evimdeki Akrep hizmet alanımı ne güzel de anlatıyor, 12. evimdeki Boğa da bu işi zaten çok öncelerden bildiğimi, dördüncü evimdeki Aslan da bu işin sahnesinde olan bir ruh olduğumu söylüyor. Yükselen İkizler bir taraftan da elçilik görevi veriyor hem de. Ne bekliyorum o halde? Onun da yanıtını biliyorum gerçi, birbaşka yanımın sürekli güvenlik arayışında olduğunu yani.

Temmuz'da böyleyse önümüzdeki ay Merkür gerilerken halim nice olacak diye de tırsıyorum da bir yandan. Yine de 7.evimdeki Yay özgürlüğe çağırıyor beni, onun elini tutup uçsam şöyle bir ne iyi olacak. Merkür gerilerken de tutar elini giderim Yay'ın, hiç tereddüt etmem aslında.

Yoksa her geçen gün artan can sıkıntısından biraz daha şebeklik yapmaya devam edecek, müptelası olduğum meditasyon seanslarının bile hayrını göremez hale geleceğim. Silkinip kendime gelmem lazım biliyorum, "ha gayret" diyorum kendi kendime. Biraz daha sabır belki lazım olan, sonra zaten önümdeki yol net bir şekilde ikiye ayrılacak ve ben birinden birini seçeceğim. Hayrıma olan yolu seçme gücü istiyorum şimdilik ve o yol netleşene kadar sabır diliyorum kendime!

Offff, Ya Sabır gerçekten...Hem de tam 298 kere!!!



5 comments:

Billur dedi ki...

diyorum diyorum kimseye dinletemiyorum.
İnternet sitesi : )
ya da hakkaten karpuz dilimi.. bence pek mantıklı.. bu aşağıda bile satar he..

Sibel dedi ki...

Gelmiş zamanı gelmiş...ben de diyorum da aksiyona geçmenin vakti gelmedi demek ki! Şu Merkür'ü falan bir görelim hele, netleştirelim mevzuyu :)

HayatVEtavla dedi ki...

Hakkında hayırlısı neyse o olsun.
Ama benim kişisel kanatim, koşulların uygunsa(para ve iş planı v.s) hiç durma bir an önce giriş. :)

Girişimci ne yapar girişir, o manada yani.

Hımmm senden iyi patron olur...

Sibel dedi ki...

olur mu diyorsun??? biraz daha gaz versene...

HayatVEtavla dedi ki...

ikidir mesajım gitmiyor bakalım bu gidecekmi

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails

.