8 Haziran 2011 Çarşamba

Öyle Bir Şey


Bir kuş olup uçma isteği, olur olmaz zamanlarda
Bir yaz günü kamp ateşinin etrafında oturmuşken ağustos böceklerinin sesleri
Hafif bir rüzgarın saçlarını uçurması yavaş yavaş
Uzun zamandır kola içmedikten sonra buz gibi kolayı ilk yudumladığında boğazını yakması ve ardından gelen bir oh çekiş gibi mesela
Nedensiz gülmeler dostlarla, ama aynı şeye güldüğünü bilerek
Sonra aynadaki suretine bakıp kendi gözlerinin içine gülümsemek güvenle
Babacan bir güven, annelere özgü şefkat ve bir çocuğun sevgi bekleyen gözleri gibi içini delen
Hani terazinin kefeleri dengeye gelirken ibrenin salınıp salınıp sonunda o doğru noktayı bulması gibi
Beyazın içindeki siyah, siyahın içindeki beyaz olmak
Siyahın ve beyazın gerekli olduğunu bilirken bir taraftan da bir olduklarını ve ayrılığın saçma olduğunu sezmek
Kış boyu yeşil kalan ağaçlar gibi yada hem dimdik hem de eğilen rüzgarla birlikte
Tüm kışa direnip güneşi gördüğünde rengarenk açıveren dirençli sardunyalar gibi belki de
Denizdeki dalgalar, sahildeki kumlar ve gökyüzündeki yıldızlar kadar
Olduğu kadar, alabildiğince, bütünleşebildiğin kadar var olan herşeyle  
Bilmiyorum nereden çıktı şimdi ama öyle bir şey işte
Hem aynı herkesinkilerle hem de başka türlü bir şey
Hem aynı olup hem aykırı olmak belki de
Hem aykırı durup hem de bir olmak gerektiğinde
 "Hani ıssız bir yoldan geçerken
  Hani yılları sayar da insan
  Hani gözleri dolar da birden
  İşte öyle bir şey"
Öylesine işte
Nedense?
Nereden çıktıysa hem de şimdi
Hem öylesine boş
Hem öylesine dopdolu
Öyle bir şey işte...

2 comments:

Aslısın dedi ki...

İşte budur ya hayat.

HayatVEtavla dedi ki...

Ne diyon abla! yaaa, nası bişey ben annamadımkine :)

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails

.