8 Mart 2011 Salı

Kadının Adı Var


Önceleri tek bir cevhermiş her ikisi de. Öyle salınıp dururlarken boşlukta vakit gelmiş ve yeryüzüne inmeleri gerekmiş. O zaman elmayı ısırmamışlar da ortadan ikiye ayırmışlar besbelli ve sonra diğer yarıyı yeryüzüne fırlatmışlar. Yeryüzündeki görevleri de diğer yarıyı bulabilmekmiş. Bir elmanın iki yarısı olduklarını anlatmak istemelerindenmiş bu aslında.

Bir güzel paylaşmışlar rolleri o zamanlar; biri avlamış, diğeri toplamış. Biri savaşmış, diğeri yaraları sarmış. Derken gün olmuş, devran dönmüş, Mars'ın gücü Venüs'ün letafetine üstün olduğunu sanıp böbürlenmeye başlamamış. Bir dizi Venüsyen de "Vay, biz miyiz güçsüz olan!" deyip Amazon'luğa soyunmuş tabii haliyle.

Gel zaman git zaman, uçurum büyümüş aralarındaki ve biri diğerinin efendisi sanmış kendini... Bazı çağlarda da zayıf sanılan taraf perde arkasında işler çevirip diğerini gizliden gizliye alt eden meçhul galip olmuş.

Erkek kendini padişah sanarak kadını köle, cariye yapmış. Ne de olsa Mars'mış o! Keser biçermiş, hiç olmadı yakar geçermiş ateşiyle! Kadınsa inanmış ona söylenenlere, güçsüzüm ben deyip kabuğuna çekilmiş. Tek başına sahiplenebileceği en büyük rolü olan anneliğe adamış kendini. Sonra tek rolünün annelik olamayacağını, bunun baba ile paylaşılan bir sorumluluk olduğunu ve o halde yaşamın tüm sorumluluğunu paylaşabileceğini anlamış. Çocuğunu da tekele almayı bırakmayı öğrenmiş böylelikle.

Kadının da adı varmış, erkeğin de oysa! Başlangıçtaki şu elma hikayesi birçok hikayede olduğu gibi yanlış yorumlanmış, BİRLİK değil AYRILIK mesajı olarak algılanmış. Nasıl gece gündüze üstünlük taslayamaz, nasıl beyazın siyahtan farkı yoksa ve nasıl her ikisi ancak bir bütün edebiliyorlarsa o kadar bir ve aynılarmış aslında.

 
Kadının da erkeğin de bir adı varmış, evet! Bir DUALİTE dünyasında olmamız nedeniyle, elma gibi ortadan ayrılsalar bile bu ikisinin soyadı BİRLİK'miş. 
Tarih boyunca farklı isimler almış olmalarına rağmen değişmeyen tek şey, bir olduklarıymış ve elele verdiklerinde başarabileceklermiş dünya üzerindeki misyonlarını. Bunu farkeder farketmez, her iki taraf da fiziksel ve duygusal şiddete son verme kararı alıp "savaş kes" ilan etmiş. Öyle olunca erkek içindeki dişil yönünü, kadın da eril yanını kabul etmiş; birbirlerini ne kadar tamamladıklarında ve birinin diğerine üstün olmadığında hemfikir kalmışlar. 
 
Gökyüzünde mistik açılar oluşurken ve denge mesajı yayılırken göklerden, densizleri bırakıp yüreğini dinleyen ve aklını kullanan herkes neyin doğru ve adil olduğunu hemen anlarmış! Tek bilmeleri gereken şey, farklı rolleri olsa da erkek ve kadının birlikte RAHMAN ve RAHİM olduklarıymış!

1 comments:

Sibel dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails

.