2 Mart 2011 Çarşamba

Düştü düşüyor


Düşmek pek de olumlu anlamda bir kelime değildir aslında ve bir şey düşünce pek de sevinmez insan.

Düşünce sevindiğimiz, umutla dolduğumuz bir şey vardır ki onu ne gören olmuştur düşerken, ne de düşüşünün patırtısını duyan. Bilir yine de herkes ne zaman nereye düştüğünü ve pek sevinilir bu düşüşlere.

Ha düştü ha düşüyor derken işte bu sene de düştü düşüyorlar.
İlki havaya düştü dediler, ikincisi suya. Toprağa düşecek bir de birkaç gün sonra ondan sonra ışıyacak günümüz, çiçeklenecek dalımız.

Yukarıdan aşağıya ısınacak dünyamız. Yedişer gün arayla düşe düşe, yedi kat göğü taşıyacaklar yeryüzüne.

İlki zihinlerimize düştü, ikincisi ruhumuza. İkisi elele bir sihri gerçekleştirip simyayı keşfederek maddeye çevirecekler bildiklerimizi ve geriye toprağa düşüp gerçekleştirmek kalacak düşümüzü.

Yukarıdan aşağıya ısınmaya başladı içimiz. Yedi kat yerin bilgisine yedi kat göğün bilgeliğiyle varacağız bir kez daha.

Ne varsa yukarıda, aşağıda da o var herşeyde olduğu gibi.

Düştü düşüyor cemre içimize...
Ha ısındı ha ısınacak yüreğimiz...
 
21 Mart'ta gün dönene kadar ışıyacak içimiz ve hazır olacak yeniden doğumlara...
 

2 comments:

Aslısın dedi ki...

Yaşasınn!!! İçimdeki huzursuzluğun hafifleyişinin açıklaması bulundu:)

Sibel dedi ki...

Bal yapanlar çiçeklere konarlar, kuzucuklar taze çimen ararlar, yeşillendi ağaçlarda yapraklar, mis kokuyor amber gibi topraklar... lay lay loommmm

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails

.