21 Mart 2011 Pazartesi

Bir "İlk"Bahar Sabahı

- Bir evim olsun, ne mutlu olurum!

- Bir araba kestirdim gözüme, onu bir alsam benden mutlusu olmayacak!

- Bu şirket baydı beni, keşke x’de çalışsam da ben de oradakiler gibi mutlu olsam çalıştığım ortamda.

- Ah, bir terfi etsem! Ne mutlu olacağım!

- Biraz daha fazla para kazansam, herşey yoluna girecek.

- Sevdiğim yanımda olsun, başka bir şey istemem. İşte budur benim mutluluk kaynağım…

- Ah erkek arkadaşımla şu sorunlarımızı bir halletsek, dünyanın en mutlu çifti biz olacağız aslında…

- Evlensem ben de artık. Mutluluk benim de hakkım.

- Bir çocuğumuz olsa artık. Çocuksuz mutluluk mu olur bir evde?


İşte böyle uzar gider mutluluk reçeteleri. Hep dışarıdan bir koşula bağlı sanarız mutlu olabilmeyi. Şu olursa mutlu olurum, bu olursa mutlu olamam deyip erteleriz mutlu olmayı ve içeride değil dışarıda ararız mutlu olma nedenlerini.

Oysa dış sebepler kısa süreli hazlar verir de sonsuz mutluluğu asla vaad edemezler. Bir gün gelip parmaklarımızın arasından kayıp gidebilirler üstelik.

Bize verilenler elimizden bir bir alındığında veya kendimize koyduğumuz hedeflere ulaşma hırslarının esaretinde kaldığımızda nasıl başarabiliriz mutlu olmayı? Zaten bunlar acaba bizim arzularımız mıdır gerçekten, yoksa bizden beklenen rollere uygun olma çabası veya annemizin, babamızın ve hatta toplumun bizi onaylaması ve takdir etmesi için ulaşmamız gerektiğini sandığımız sanal zirveler midir?

Tek bir şey var hep bizim olan. Kendi gücümüz ve özgür irademiz. Ve eğer ulaşmamız gereken bir hedef varsa o da KENDİMİZİ GERÇEKLEŞTİRMEK yani ruhumuzun en yüksek ihtiyacına ulaşmak.

Şimdi tam da kocaman bir Dolunay vals yaparken gökyüzünde ve ilkbahar yüzünü gösterirken eşsiz bir Ekinoks’la, niyet etmek lazım en güzel başlangıçlar için. Kendimizi gerçekleştirmekse madem en büyük ve en uzun soluklu mutluluk, o halde tam zamanıdır bunun için ilk adımı atmanın.

Uranüs, Güneş ile öpüşmek üzere üstelik 0 derece Koç’ta. En ateşli başlangıçlardan biri olabilir bu emin olun. Koç’un girişimci ruhunu yakalayın ve kendi ruhunuzun arzusunu ateşleyin hemen. Hem hiç de üzülmeyin yakında Merkür gerileyecek diye, gerileyecek ki attığınız tohumlar dinlensin biraz ve daha sağlıklı büyüsünler.

Siz de Dünya ile bir olun, sizin de ilkbaharınız gelsin. Güneş parıldasın ve ısıtsın teninizi, meltemler essin usul usul saçlarınızda, ayaklarınızın altında toprağın sıcaklığını hissedin ve tertemiz bahar yağmurlarında yıkansın yüzünüz.

21 Mart’ı yeni başlangıçlar için ve herhangi bir dışsal nedene bağlı kalmaksızın mutlu olmayı öğrenebilmek için kullanın.

En derin arzusu neyse gönlünüzün onu bulup çıkarın ve hemen şimdi ruhunuzun baharını kutlayın. Mutlu olmak istiyorsanız eğer, hadi içinizdeki ateşi yakın ve bir çırpıda atlayıverin üstünden...


0 comments:

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails

.