4 Şubat 2011 Cuma

KIYAM



Kıyamet yaklaştı diyorlar!

Yaklaşanın ve hatta yanı başımızda başlayanın ne olduğunu biliyor muyuz?

Kıyam etmeye başladığını insanlığın, ayağa kalktığını yanlış algıların karşısında, ilüzyondan uyanmaya adım attığını görmüyor muyuz?

Unuttuğu kendini ve özünü hatırlamaya başladığını, büyük bir bilinç sıçramasının eşiğinde olduğunu anlamıyor muyuz?

Yoksa başımıza taş yağacağını, alevler içinde kavrulacağımızı veya hastalıktan kırılacağımızı mı sanıyoruz? Hala ilkokul öğrencisi seviyesinde mi zihinlerimiz ve hala sadece bir pompa işlevi mi görmekte yüreklerimiz?

Sığ zihinlerin ve korku dolu yüreklerin katı kurallar ve doğru sanılan kalıplar arasında sıkışıp kaldığını farketmiyor da günlük uğraşlar içinde debelenip dururken herşeyi önyargı ve dehşetle izlemeyi tercih edip uyumaya devam mı ediyoruz?

Peki ya ölümü mü hatırlatıyor bu kelime bize yoksa yepyeni bir dirilişi mi? Farkındalığı artanların ve bu sayede çok daha yüksek bir bilinç seviyesinde “kamil insan” olmayı başaranların çoğalacağını görebiliyor muyuz?

Yattığımız yerden vah vah demek yerine ne yapıyoruz? Kalkıyor muyuz ayağa, dirilişi ve o büyük uyanışı yaşıyor muyuz içimizde? Eyleme dökebiliyor muyuz fikirlerimizi, yaşayabiliyor muyuz gönlümüzün yolunda?

Dönelim bakalım aynaya, nasıl bir BEN görüyoruz önce:

- Seni ezenler mi var? Diktatörler ve daha başka birçok şeyi sana dikte edenler mi var? Hakkını alamıyor, eşitliği yaşayamıyor, sürü içindeki koyun gibi mi hissediyorsun kendini?

- Dizilerden bir dünya içinde yaşıyor, komşuna ne olduğunu bilmeden ama bilmem hangi dizi karakterinin başına ne geleceğini mi merak ediyorsun?

- Tüketmek için paraya tapıp, boyundan büyük borçlar içinde mi yüzüyorsun?

- Kopamadığın bağımlılıkların mı var? Vazçeçmek, teslimiyet nedir bilemiyor musun?

- Dünyanın kaynaklarını tüketenlerden misin? Bir çaban yok mu tükenmez kaynaklardan yararlanabilmek, dönüştürebilmek ve üretebilmek için?

- Senin olmayan yaşamlara özenip, senin olan niteliklerini göz ardı mı ediyorsun?

- Asıl zenginlliğin olan yüreğini saklayıp bedenini mi ön planda tutuyorsun?

- 2 yaşında annesiz kalan bir çocuğa üzülmek yerine ahlak kumkuması mı kesiliyorsun hiçbir ayrıntısını bilmediğin olaylar kaşısında?

- Olayları sorgulamak yerine insanları yargılama hakkını nereden buluyorsun peki kendinde? Sen misin herkesin en akıllısı ve en erdemlisi? Emin misin?

- Duyduğunu dinliyor, baktığını görüyor musun? Ne biliyorsun, ne anlıyorsun peki?

Bu soruları yanıtladıktan sonra bir düşünelim neyin zamanının geldiğini.

İnsan gibi yaşayamadan ÖLENlerden mi yoksa hamken pişip OLANlardan mı OLmayı seçme zamanı şimdi!

Hadi seçelim!

Seçelim ki sonumuz hayrolsun. Batarsak birlikte batarız, çıkarsak birlikte çıkarız. Biz BİR ve BÜTÜNÜZ çünkü, hatırlayalım bunu. Bizi sınırlar, diller ve dinler ayırmış olsa bile şimdi İNSAN olma çatısı altında toplanma zamanımız. Kıyamımız!

Böylelikle;

Güzel günler göreceğiz çocuklar! Güneşli günler!

Ve

Dünyayı güzellik kurtaracak
İnsanı sevmekle başlayacak herşey














2 comments:

OsteoQueen dedi ki...

GÜNAYDIN o zaman .....
Hadi kalkalım, uyanalım beraberce :)))

Sibel dedi ki...

uyanış coktan başladı. digerlerini uyandırmak lazım şimdi ama uyumaya devam etmek isteyeni de rahat bırakmak bir taraftan...

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails

.