21 Şubat 2011 Pazartesi

Büyümeyen Çocuklar



Çocuktuk, ufacıktık... Hayaller kurardık küçücük dünyamızda. Gerçek olduğuna inanırdık da sonra bir bakardık ki gerçek olmuş. O zamandan çözmüştük belki büyük sırrı. Demek küçük olmak gerekirmiş en büyük anlamları farketmek için.

Evvel zaman içinde dostlar ağaçlara ev kurardık

Tatlı bir düş içinde bir yere bir göğe bakardık

Çocuktuk, bazen kaçıp gitmek isterdik. Dağlara vuran da olurdu kendini, içine kilitleyen de. Kürkçü dükkanı yuvalarımız vardı ama ve içlerinde sevgi ile bizi kucaklayanlar. İnsan herşeyden kaçabilirdi de, kendinden kaçamazdı bir! O yüzdendir ki aslında adına kaçmak dediğimiz herşey yalandı. Gerektiğinde kalmayı, gerektiğinde gitmeyi o zamandan öğrenmiştik.

Gönlümüz kuş gibiydi dostlar dünyaya kanat açardık
Tutsak değildik zamana başına buyruk yaşardık

Çocuktuk, açtık bilgiye...Verileni hemen kapar ama çabuk öğrenebildiğimiz için neyseki sonrasında haylazlığa sarardık. Zeka göstergesiydi ince espriler yapabilmek, en ufak ayrıntıyı farkedip içinden dünyaları çıkarabilmek herkesin harcı değildi. Belki de bu yüzden o kadar çok gülerdik.

O zaman bu zamandır dostlar ne ister neyi özleriz
Denizini arıyan akarsulara benzeriz

Çocuktuk, saygılıydık tüm haşarılığımıza rağmen. “Küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak” diye andımız vardı, ondandı belki de. Fazla sorumlulukla büyümüş olabilirdik gerçi ama çocukluğumuzu da doyasıya yaşamıştık bir şekilde.

Pencereler bırak açık kalsın geceleri yağmurlar yağsın
Günebakan düşlerimiz yağmur sesiyle çoğalsın

Çocuktuk, hesapsız kitapsızdık. Karşılıksız severdik, kardeş bellerdik birbirimizi. Kız-erkek demeden top peşinde koşar, günün en uzun zamanını birlikte geçirmekten belki de içimizi dışımızı bilirdik. Darılıp gücendiysek birbirimize, kahrolurduk üzüntüden. Çok geçmeden barışır, hiçbir şey olmamış gibi kaldığımız yerden devam ederdik.

Çocuklardık parlak yıldızlardık o zaman
Artık dönemesek de geriye
Ardından koştuğumuz son zamandır

Çocuktuk, büyüdük ve kocaman adamlar olduk. Yaşlandık diyenler var ama aldırmıyoruz bunu diyenlere. Büyümeyen çocuklarız biz, hele de bir araya geldiğimizde.

Gönlümüz hep genç bizim. En büyük yeteneğimiz içimizdeki çocuğu korumak olmuş, farketsek de farketmesek de.

Geçmişe özlem duyulduğu anlar olsa bile gözümüz hep parlak geleceklerde yine de. Hep “günebakan” olduk biz. Yönümüz hep ışıklı bir yön. Öyle olunca sönmüyor işte içimizdeki çocukluk ateşi.









































4 comments:

Aslısın dedi ki...

Sönmesin Sibel'im ya, hem o ne güzel şarkıydı, içimden durmadan onu söylüyorum şu anda.

Sibel dedi ki...

Ben de söylüyorum sabahtan beri.ne güzel değil mi?

şükrü dedi ki...

Çok beğendim Sibel, çok güzel samimi bir paylaşım, hissedip dillendiremediklerim desem...
Günebakan 108...

Şiir de pek bi güzel olmuş:)

Sibel dedi ki...

şiir Meral Özbek. guzel bir Derya Köroglu bestesi.
gunebakan 88'den tüm dostlara Da nacizane bu yazı gider Sükrücüm...

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails

.