17 Ocak 2011 Pazartesi

Insomnia


Bir gece de kafamı yastığıma koyar koymaz bıraksam kendimi uykunun kollarına, ne var sanki?!

Olmuyor, olmuyor!

Kazara hemen uykuya teslim olsam bile, eski bir şarkıdaki gibi kesinlikle gece 3-5 nöbetlerine kalkıyorum. Bu sefer daha da kötü. Kalksam iyice açılacak uykum, yatsam dön babam dön.

Vallahi depresyonda falan değilim! Kendimle barışığım, yaşamayı seviyorum, sağlığım yerinde, bir sıkıntım yok, halimden memnunum falan filan. Aylardır uyuyamıyorum ama bir türlü. Gözüm açıkken de kapalıyken de hayatım demeyeceğim ama bir sürü şey film şeridi gibi geçiyor kafamdan. Onları öylecene izlerken, sonra şöyle midir böyle midir derken uyku tutmuyor işte.

Uyumayı pek sevmeyen kızım için denediğim tüm yöntemleri kendime de uyguluyorum. Yatmadan önce bir duş, ılık bir bardak süt, rahatlatıcı bir müzik hatta meditasyon CD'leri bile işe yaramıyor. Ayaklarım ısınmadan uyuyamıyorum diye yatak çoraplarımı bile giyiyorum. Yakında kuzunun ayıcığına sarılıp uyumayı deneyeceğim ayıp olacak şimdi koca kadın halimle!    

Hadi hafta sonu neyse, hiç değilse o kadar da sabahın köründe kalkmam gerekmiyor ama hafta içi özellikle de Pazartesi günleri hele de bu soğuk havalarda çok acı çekiyorum. İşe bir gidiyorum, "ne o suratsızsın yine" diyen bakışlar beni süzüyor. Durun, diyorum. Açılırım birazdan. Yok bir sıkıntı, herşey yolunda merak etmeyin, sadece uykusuzum o kadar diyorum onlara. Her Pazartesi, istisnasız!  Sabah kahvemizi içene kadar sürüyor nemrut halim. Sonra öğlen yemeğinin ardından, kafamı koysam bir yere de uyusam diyorum. Hatta gece süper bir uyku çekeceğime dair içim umutla doluyor.

Gece olup, yatağımla buluşma vakti geldiğinde yastığımla birbirimize şöyle yan yan bakışlar atıyoruz. Hadi bakalım, el mi yaman bey mi? Sonuç: aynı hamam, aynı tas!

Bünye alıştı bu duruma ama işin kötü yanı gözlerimin altında kara kara halkalar ve göz altı torbaları denen zımbırtılardan oluştu. Bir de işin yoksa kremlerle uğraşmaya başladım.

Şimdi de önce gözlerimin altına bilmem ne ekstratlı göz altı bantlarından yapıştıracağım, 20 dakika bekleyip bir de hede höde içerikli kremden süreceğim. Ardından sevgili yastığıma dayayıp başımı şöyle diyeceğim: Ne olur, bu gece deliksiz bir uyku vaad et bana! Tut ellerimden götür beni uyku diyarına. Düşler toplayalım oradan, getirip yaşamımıza dikelim sonra!

Ben yatıyorum şimdi. Güzel bir uyku çekip bu kısır döngüye son vermenin zamanı gelmiştir belki. Olmadı Pazartesi suratsızı olarak dolaşmaya devam ederim gerçi, bence bir sorun yok da canım uyku da ne güzel bir şeydi öyle. Özledim kendilerini. Hadi belki bu gecedir vuslat!

2 comments:

mintininmutfağı dedi ki...

ne kötüdür uyuyamamak.
allahım güzel uykular versin arkadaşıma
rüya bile görme sen,tatlı tatlı uyu inşallah bu gece...

Sibel dedi ki...

sagolasin... senin de mutfağın bereketli olsun, her daim lezzetli koksun!

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails

.