21 Aralık 2010 Salı

Sorular


Ne kadar çok soru var kafamda yanıtını arayan, hele de bugünlerde!

Şu işin sonu ne olacak?
Beklediğim haber gelecek mi?
Gelen haber beni mutlu edecek mi?
Benim için hayırlı mı?
Yoksa otursam mı oturduğum yerde?
Gitsem mi, kalsam mı?
Söylesem mi, sussam mı?
Ağlasam mı, gülsem mi?
Ivır mı, kıvır mı? O mu, bu mu, şu mu? Hede mi, höde mi?

Yeter be artık!

Bir sussa şu içimdeki sorgu meleği de rahatlasam. Ben susuyorum, o susmuyor. Ben uyuyorum, o hala konuşuyor. Soruyor da soruyor! "Sus bi!" diye sesimi yükseltesim geliyor ama o konuştukça ben daha beter susuyorum. Soruları iyi algılayım da doğru yanıtları bulayım diye belki de.

İşin asıl zor yanı, şunu biliyorum: Tüm soruların yanıtı bende! Ben nasıl istersem öyle olacak, ben nasıl yön verirsem yaşamıma öyle gidecek. Gelin görün ki yapamıyorum. Bazen bir deli cesareti geliyor, bütün dağları devirebilecek gücü buluyorum kendimde, bazen de aman şöyle kuytu bir köşeye çekilsem de kimse bana dokunmasa diyorum.

Bakalım, sessizce bekliyorum şimdilik.

Bir gün tüm sorularımın yanıtlarının virgüller ile ardarda dizileceğini, sonunda kocaman bir nokta ile mutlu sona ulaşacağını, yanıtın içinde tırnak içinde bir ümit olacağını umuyorum! Ünlem!!!

0 comments:

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails

.