8 Aralık 2010 Çarşamba

Canım Teknoloji


Bir süredir canım sıkılıyor; herşeyde bir belirsizlik var ve ne yana döneceğimi bilemiyorum. Neyse ki bunun nedenini gerileyen Merkür'e, düz hareketine dönen Uranüs'e, Aralık ayındaki çetrefilli tutulmaya falan bağlıyorum da kendimce haklı gerekçeler ortaya atıyorum.

Allahtan teknolojik oyuncaklarımız var da can sıkıntısını hafifletiyor. Elimden hiç düşürmediğim iphone sanki bir parçam oldu. Bana iphone uygulamalarını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim diye de bir tez geliştirdim.

Bakalım ben kimim?

- Elbette Susan Miller'ın "AstrologyZone Premier" uygulaması var. Her gün günlük burç yorumumu hem de Susan'ın ağzından okumanın keyfi büyük.

- Ay takvimi yükledim bir arkadaşın önerisiyle. Henüz saç kesimi, herhangi bir operasyon geçirme, çiçek dikme falan gibi aktivitelerimi Ay'ın hareketlerine göre senkronize etmeye başlamadım. Bunu da yapmaya başlarsam iyice tırlatmış olacağımı düşünüp, Ay Takvimi'nden uzak durmaya çalışıyor kendisiyle sadece uzaktan flört ediyorum.

- Facebook olmaz olur mu? Gün içinde zırt pırt girip kim ne yapmış, nerdeymiş, neler değişmiş hayatında gibi bilgileri anında alıyorum. Bazen kızıyoruz falan ama sosyal yaşamı da besliyor. Yıllardır görmediğim arkadaşlarım ve akrabalarımdan haber alabiliyor, benim bu yıllar zarfında geçirdiğim değişimi de onlara sergilemekten geri durmuyorum.İstedikleri kadar işyerindeki bilgisayarlarda kapatsınlar bu siteleri elimizden telefonumuzu da alamazlar ya! Özgürüz yahu!

- Twitter hesabım da var, ne işime yararsa! Burada ben aktif değilim ama Elif Şafak, Murathan Mungan, Paulo Coelho,  Susan Miller ne demişler okumaya bayılıyorum. Geçmeyen saatler için bu da ideal. Kötü bir şey değil!

- Linkedin de elimin altında olmalı. Ne olur ne olmaz, belli çevrelerle ilişkileri sıkı tutmak gerek.

- Arada sırada da arkadaşlarımı "what's up"lıyorum! Ücretli uygulama ama sonrasında SMS gibi yazışabiliyorsunuz ve ekstra ücret ödemiyorsunuz.

- Internet sürekli elimin altında. E böyle olunca ne oluyor, http://www.astro.com/ dan harita çıkarabiliyor, Blogger istatistiklerimi sürekli takip edebiliyorum. Hangi yazdığım kaç kere okunmuş, nelere yorum yazılmış mutlaka bilmeliyim. Yine bir "blogger"ın yazdığı gibi "blogkolik" olma yolunda hızla ilerliyorum.

- Hep sosyal etkileşim içinde olacak değilim ya, biraz da oyun oynayalım, değil mi? Salak bir oyun aslında ama elimden Bejeweled'ı bırakamıyorum. Ayrıca bilgisayarda oynamaya nazaran iphone üzerinde oynarken daha kolay rekor kırabiliyorsunuz!

- Photofunia diye bir program var bir de. Çektiğim resimleri billboard, poster falan yapıp eğleniyorum.

- Aman da ne güzel bu e-kitap işi demiş ve birkaç yükleme yapmıştım ama yok olmuyor. Kitap dediğini eline alıp okumalı, bazen altını çizmeli ve sonra da benim diye kitaplığına kaldırmalısın.

- Bir çevirmenin ihtiyacı olan sözlükler de var. Sözlük bu şekilde daha iyi oldu, yıllardır elime o kütük kadar sözlüklerden hiçbirini almadım, ne zaman çeviri yapsam internetteki sözlüklerden yararlandım. Faydalı bir eser!

- Sanki çok ihtiyacım varmış gibi trafik durumu, deniz otobüsü saatleri, banka ve çeşitli kuruluşların uygulamaları da var. Kaç kere kullandım deseniz çok az ama bulunsun elimin altında. "İhtiyaç halinde camı kırınız" modunda bekliyorlar.

- Gazete ve radyosuz olmaz. Bunlar da öylece bekleşip duruyorlar. Bir yerde beklerken zaman geçsin diye takılıyorum işte öyle. Tabii Bejeweled sevdası peşimi bırakırsa!

Sonuç olarak oyuncağımdan gayet memnunum. Geçmek bilmeyen saatlerin yoldaşı olarak seviyorum onu. Sosyalleşmek istediğimde beni başkalarına bağlıyor, kabuğuma çekildiğimde sessizliğime katlananlardan biri oluyor.

Bu bir iphone reklamı değildir, aman ha! Farkettiyseniz bir sürü psikolojik tahlil içerir bir yazıdır. Dikkatle okuna!

not: Aslı böcüğüm, bu görseli bana sen tanıştırmış ve ben de bayılmıştım. Sağol bebişim!

6 comments:

Adsız dedi ki...

şimdi anlıyorum Bejeweled'de beni nasıl geçtiğini :)

Elifo

Sibel dedi ki...

bak sırrımı açık ettim be Elifom!
hadi hodri meydan, geç geçebilirsen beni :)

momento dedi ki...

Bilmek bir ilmektir; ilim kazak örmektir.
Sen şişleri eline almazsan ;teknoloji dediğin sadece tüketmektir............

Sibel dedi ki...

Entelektüel düzeyin süper momento. Her yazıya uygun bir alıntı!
Tüketmek olarak bakmıyorum bu işe, tek derdim kendimi çoğaltmak üstelik. Lütfen başka yazdıklarımı da oku ve aslında "ilim kendin bilmektir" menzilinde olduğumu anla isterim.
Yeni yorumlarını keyifle bekliyorum.

Devremülk dedi ki...

bence çok eğlenceli yazınızı çok beğendim
teknolojiye farklı bir boyut katmışsınız :)

Sibel dedi ki...

teşekkürler devremülk!
eğlencelik bir yazıydı bu gerçekten de.

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails

.