30 Kasım 2010 Salı

Tanrı'yla Sohbet



Bugün Tanrı ile sohbet ettik!

Ne güzelmiş, "siz" dilini bırakıp, "sen" diline geçmek! Ne güzelmiş, birbirimizi ikna etmeye çalışmadan yalnızca dinleyip anlamaya çalışmak? Aynı fikirde olmadıklarımızı, bir zamanlar yargıladıklarımızı bile dinlemeye değer bulmak!

Can kulağıyla dinleyip, ruh süzgecinden geçirdikten sonra sana uygun olanları seçiyorsun elbette. Karşındaki biriyle de sohbet ederken Tanrı'yla, içindeki cevherle sohbet ediyorsun aslında. Hizalanmayı öğreniyorsun en ilahi güçlerle ve herşeyin sende başlayıp sende bittiğini her geçen gün daha çok anlıyorsun. Tam ihtiyacın olan zamanda tam da ihtiyacın olan mesajlar geliyorsa hele, emin ellerdesin merak etme!

Bugün farkettim. Aslında can düşmanım diyebileceğim kişilere şu an ne kadar şükran dolu olduğumu. Beni birileri üzdü veya kızdırdı diye birilerine düşman olmak yerine ne iyi ki bana beni gösterdi, ne iyi ki karmik borçlarımı ödemem için yoldaşım oldu ve ne iyi ki mutlu olmam için açılması gereken kapıyı araladı diye kimlere sevgi duyuyorum bir bilseniz şaşarsınız. Bazılarına anlatsam bana deli diyebilir, bazıları açık açık demesede sıyırmaya yakın olduğumu düşünebilir. Ne şanslıyım ki bunu anlayanlar var yanımda yöremde de birlikte teşekkürlerimizi sunabiliyoruz başkalarının düşman diyebileceği can dostlarımıza.

Kendi gerçeğimi yaratmak için önce bilincimi, sonra da sırasıyla farkındalığımı, bakış açımı, algılarımı, inançlarımı ve sonunda davranışlarımı değiştirme yolunda olduğum çok açık. Ruhum yolunu çizdi çoktan. Tek bir şey kaldı geriye o da zihni devreden çıkarabilmek.

O zaman Tanrı'yla sohbete devam! Daha birbirimize anlatacak çok şeyimiz vardır kesin! 

Neden bahsediyor bu kız demeyin, anlasanız da olur anlamasanız da ayrıca... Anlayanlar olduğundan da eminim bir yandan.

Ben kendimi biliyorum, hem HERŞEY hem de HİÇBİRŞEY olduğumu, asıl önemlisi BİR ve BÜTÜN olduğumu. Ve bir YILDIZ olduğumu! Milyonlarca yıldızdan sadece biri olarak, hem semanın bir parçası hem de yeryüzünün feneri olan bir yıldızım! Varsın öyle görmek isteyen bir ATEŞBÖCEĞİ sansın beni!

Öyleyse ne diyoruz artık:


HAYAT HERZAMAN BENDEN YANA!

ve

SADECE YAŞADIĞIM İÇİN MUTLU VE NEŞE DOLUYUM!





14 comments:

Gezenti dedi ki...

Ben seni tanıdığım için çok mutluyum..Ve o kadar kalbimden geçenlere tercüman olmuşsun ki.zamanla hayatımıza girip bizi mutsuz edip ,çıktıklarında aslında yokluklarının bıraktığı huzurla onlara minnet borçlu olabiliyoruz..Ve her zaman da gittikleri yerlerde kalmalarını dileyerek

Sibel dedi ki...

Seni seviyorum Gezentim!

Sevgi dedi ki...

Süper bir yazı olmuş, yüreğine kalemine sağlık canım arkadaşım.Hayatı yaşadığm için mutluyum, hayat hep bende yana diyebiliyor ve görebiliyor olmamız, hizalandığımız için tanrı ile sohbete başladığımızın bir göstergesi değilmidir.

Sibel dedi ki...

Bu hizadan hiç çıkmadan birlikte yürüyeceğiz güzel arkadaşım! Bizi biraraya getiren de bu yolda birlikte yürüme niyetimiz değil mi?

Aslısın dedi ki...

Öyle güzel anlıyorum ki seni.
Öfkelendiğimde, yeniden gelip bakmak üzere bu yazını işaretliyorum.

Sibel dedi ki...

anlaşılmak ne güzel Asli'm. bu yazıyı bir yildizla işaretle ama ;)

Adsız dedi ki...

yazılarını takip ediyorum yazdıkların müthiş en kısa zamanda seni ünlü bir gaztede köşe yazarı olarak görürüz inşallah

Sibel dedi ki...

teşekkür ederim Adsız! adını bilseydim ismen teşekkür etmeyi tercih ederdim ama!

momento dedi ki...

TANRI İLE SOHBET güzel bir konu olmuş. (Affınıza sıgınarak yazılarınızı izinsiz okuyorum. Bayağıda iyisiniz hani...)

''Her şey değişir ama... Hiç bir şey yok olmaz.....''

Sibel dedi ki...

İzin ne demek? Gizlemek isteseydim yazdıklarımı bir deftere yazar, evde de gizli bir yerde tutardım. Beğendiğin için teşekkürler.
Alıntı yine çok güzel, evet hiçbir şey yok olmaz!
(bu arada ne yapıyoruz,"siz" dilinden "sen"diline geçiyoruz...)

momento dedi ki...

rica ederim ,tesadüfende olsa böyle güzel duygu ve düşünceliri içeren yazılarınızı paylaştıgınız bloğunuza kabul buyurdugunuz için ben teşekkür ederim.Bu arada samimiyetimi ve içtenliğimi kaybetmeden,''siz'' mesafesini koruyabiliceğimden emin olabilirsiniz. HOŞÇAKALIN...HOŞÇAYAZIN...

Sibel dedi ki...

Tesadüf diye birsey yoktur.
nezaketin için teşekkür ederim ve içten olduktan sonra "sen" veya "siz" hitabı da önemli değil. hoşça oku(yun)

momento dedi ki...

BAKMAK VE GÖRMEK
Karı-koca birlikte tatile çıkarlar. Gittikleri yerde kamp kurarlar.
Tatillerinin ikinci gününün akşamı güzel bir yemek yiyip uykuya dalarlar.

Birkaç saat sonra kadın uyanır ve kocasını da uyandırır. Adam uyku sersemidir güzel bir rüyadan uyandırıldığı için de biraz kızgındır.

"Ne oldu? Ne istiyorsun?" diye sorar.
"Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle. "

Adam gökyüzüne bakar ve cevap verir:

"Bunun için mi uyandırdın beni? Baktım işte. Bir sürü yıldız görüyorum, ışıl ışıl parlayan milyonlarca yıldız."


Karısı tekrar sorar: "Peki, bu sana neyi gösteriyor?" Artık iyice uykusu kaçan adam biraz düşünür ve cevap verir:

"Teolojik olarak Tanrının kudretini ve kendi acizliğimizi görüyorum. Felsefi olarak, evrenin sonsuzluğunu ve onun karşısındaki önemsizliğimizi görüyorum. Astronomik olarak galaksilerin, yıldızların, gezegenlerin varlığını görüyorum. Yıldızların konumuna bakarak saatin 3 olduğunu, meteorolojik olarak da bugün havanın çok güzel olacağını görüyorum. Niye Kİ bunu bana? Sana neyi gösteriyor?"

"Çadırımızı çalmışlar

ALLAHIN, HZ MUHAMMED’E İLK EMRİ’’OKU,OKU,OKU’’
ama adam gibi oku ‘’ olmalıydı
Bazen ne kadarda kör olabiliyor insan.yazınızın ana temalarından biri olan olan ’’siz dilinden sen diline geçmek ‘’sözünüzü ben yanlış algıladığımı farkettim . gün içerisinde o yoğunlukta tam olarak ne ifade etmek istediğinizi algılayamayıp sadece yazınızdaki sözcüklere bakarak,alelacele sizin : yorumlarımdan rahatsız olduğunuzu düşünerek ,kendimi ifade eden ikinci bir yorum yazdım.Aslında daha sonra tekrar okudum yazınızı ve yorumlarınızı, işin özü ondan sonra (GÖRDÜM) ne demek istediğinizi algıladım.!!!!!!!!!!!!!
Ne yaparsınız bazen oluyor böyle GEÇİCİ KÖRLÜKLER ,hatlar karışıyor işte. yinede sizin nazikçe,kırmadan oku(yun) söyleminizede ayrıca teşekkür ederim..

söylenmesi gereken her söz, vakit geçirmeden söylenmelidir... victor hugo

Sibel dedi ki...

Sevgili Momento,
Seni tanımasam da yorumlarımın ne kadar içime işlediğini sana verdiğim yanıtlarla anlatmaya çalıştım ama sanırım benim de ifadelerim çok anlaşılır olmadı.
Açık olmak adına tekrar edeyim,yorumlarını seviyorum ve bana çok yakın buluyorum. Sen ve siz söylemi de dediğim gibi hiç mühim değil, önemli olan samimi olmak! Ve içimden gelenleri içinden geldiği gibi okuması insanların.
Sevgiyle kal!

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails

.