29 Kasım 2010 Pazartesi

-Mış Gibi



Kaçınız yaşamı sorumlulukların yerine getirilmesine dayanan bir ders, kaçınız bir mutluluk kaynağı olarak görüyor?


Yukarıdakilerden hangisine “evet” diyenler daha mutlu oluyor işin sonunda? Sorumluluklarla boğuşup duranlar mı, yaşam nefesini pranada olduğu gibi keyifle ve doğru bir şekilde içine çekebilen mi?

Bir düşünün, neleri “mış gibi” yapıyorsunuz? İşinizden memnunmuş gibi, ilişkilerinizde mutluymuş gibi? Bu – mış gibi yapmaların sonunda kimi kandırıyorsunuz peki? Dışarıya karşı “sorumluluklarını yerine getiren ve sürekli mücadele eden” olmak iyi hissettiriyor insanı sanki. Geçici bir iyilik fakat bu. Bir süre sonra semptomlarını görmeye başlayacağınız bir hastalık haline dönüyor. Neymiş efendim, eller mutlu görsünmüş! Kime ne başkasından? Sen iyi olmadıktan ama iyiymiş gibi yaptıktan sonra ancak kendini kandırırsın, başkasını değil. Kansalar ne yazar ki üstelik! Sen kanmışsın işte ya, ne yazık!

Bir düşün bakalım kaç yıldır bu ilüzyonun içindesin? Gerçek sandığın kaç rüyaya inanmışsın ve bir masalın kahramanı olmayı hak görmüşsün kendine? Masal kahramanı olmak yerine yaşamın taa içindeki bir gerçeklik olmayı hak görsene kendine! Var sayalım ki herşey bir ilüzyondan ibaret, bu durumda bile neden masal içindeki masal olmaya devam edesin ki?!

Yarısı dolu bir bardağın olsa mesela ve diğer yarısını da doldurman gerekse diyelim. Sadece senin doldurman yetmez, seni ne kandırır ne ondurur. Gitmez susuzluğun kendi doldurduğun suyla. Yaşamını paylaştığın diğer kişilerle birlikte doldurabiliyorsan geri kalanını ne güzel! Afiyet olsun, bir güzel iç bu yaşam veren suyu. Yok eğer tek dolduran sensen bardağı ve kalan tarafı bir türlü beslenemiyorsa başka bir kaynaktan, bırak öbür yarıyı da dök gitsin.

Bütün bu laflarım bir çeşit “Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla” türünden. Ben anlamış gibiyim desem gülerdiniz, değil mi? Yok yok, anladım!

Bıraktım artık kendimi kandırmayı, kendimi saklamayı ve olmadığı birşeymiş gibi göstermeye çalışmaya yaşamımı. Ne yaşadıysam, ne yaşıyorsam o, neysem o! Bilen böyle bilsin, seven böyle sevsin! Bir tek kendimden sorumluyum ve değiştirmeye çalışmıyorum artık kimseyi. Başka kimseler de neyseler o olmaya devam ediyorlar zaten. Benim tek derdim kendimle. Kendimi en alâ şekle dönüştürmek için ise her yola varım!


Siz de deneyin derim naçizane. Ya bir yılan gibi sürüneceksiniz yerlerde ya da kartal olup göklere yükseleceksiniz sonunda. Seçim sizin!


0 comments:

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails

.