22 Eylül 2010 Çarşamba

Severim...



Yağmurlu günlerde yataktan geç çıkmayı,
Bir iş günüyse "keşke tatil olsaydı da evde uyusaydık" demeyi,
Pazar kahvaltılarını,
İçinde mutlaka Bergamut aroması olan (Earl Grey diye bilinir zat-ı muhterem) ve yine mutlaka cam bardakta çay içmeyi,
Yemek yapmayı değil belki ama güzel yemek yapanları takdir etmeyi,
Onca yemeye rağmen kilo almayanları
Severim...

Çekirdek yerken sanki biri kovalıyormuşçasına hızla ve en önce büyüklerinden başlayarak kasedeki tüm çekirdekleri bitirme eğilimimi,
Haşlanmış mısır yemeyi ama aklıma her seferinde çizgi filmlerdeki mısır koçanı dişlemeyi daktilo ile yazmaya benzeten sahnelerin gelişini,
Elime bir tatlı kaşığı alıp, "iki kaşık yiyip bırakırım" dediğim mısırın sonunu görmeden elimden bırakmamayı,
Küçükken çok sevdiğim ama yıllardır özlemini çektiğim Chokella'nın tüpte olanını,
"E sen tüm bu zararlı şeyleri seversen sonun kötü" diye düşünenleri,
Ama en çok da incecik gösteren aynaları
Severim...

Her ay Susan'ın yorumlarını hevesle ve merakla beklemeyi,
İnsanlara bunlar Türkçe'ye çevriliyor, hem de çeviri süper demeyi,
Sonra "bakalım bu transit beni nasıl etkiliyor" diye kendi haritama dalışımı,
Zorlayan ama öğreten Satürn'ü, şaşırtan Uranüs'ü ve hatta geri giden Merkür'ü
Severim...

Yazı ve ilkbaharı,
Bu sefer saman nezlesi olmama ümidimi,
Adını bilmediğim ama üfleyince üstündeki beyaz tüycüklerin uçuştuğu kır bitkisini,(bkz.İşte Öyle Bir Şey'deki görsel)
Küçücük ve masmavi kır çiçeklerini,
Kendimi mavi sulara bırakacağım en fazla 15 günlük yaz tatilimi,
Kışı ve sonbaharı,
Ayaklarımın altında kuru yaprakların hışırdayışını,
Eriyip çamura dönmeden karların kıtır kıtır sesini
Severim...

Çocukları, en çok de bebeklerin güzel kokusunu,
Annelerin heyecanlı ve gururlu sevgilerini,
Küçük İrem'in evimin önünden her geçişinde kafasını balkona kaldırıp "hala, hala" diye bana seslenişini,
Güzel kızımın bana "Anniş" ve "Anneciğim" deyişini,
"Annem" demeyi, 
Annemin doğum saatimden emin olduktan sonra her sene doğum günümde saat tam 16:35'te beni aramasını
Severim...

Ağlamayı ve gülmeyi,
Evreni ve insanı,
Okumayı ve yazmayı,
Kendim gibi olmayı,

HERKES KADAR KENDİMİ SEVERİM!


not: Bu yazıda alınan reklamların gelir amaçlı olmayıp sevdiğim bazı şeyleri öne çıkarmak için yapılmış olduğunu hatırlatmak isterim. Ama kaliteli reklamı ve ince zeka ürünü tüm icatları da severim yani;)








3 comments:

Aslı dedi ki...

severim :))) nasıl hatırladım birden bana severim'i nasıl kullanacağımı öğretişini :))

Sibel dedi ki...

Nasıl da atıvermişim belleğimin bir köşesine! Eşeğini kaybeden sevgili kul gibi hissettim şimdi kendimi :)))

severim...çok eskilerde kalmasına rağmen yorgun zihinlerden izi hala silinmeyen küçük güzel oyunları ve hele de bu oyunları unutmayan sevgili dostları!

Aslı dedi ki...

severim... ulan ben bunu kiminle yaşadım, niye hatırlamıyor derken, aniden hatırlayan güzel dostları!

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails

.