8 Eylül 2010 Çarşamba

Bu Bayram, Başka Bayram


Küçükken, her bayram anneannemlerde biraraya gelinirdi.

Sabahın köründe erkekler namazdan döndüklerinde evde masa hazır olurdu. Her bayram şaşmadan haşhaşlı çörek ve keşkek yapılır, afiyetle yenirdi. Ardından "bu seferki çok lezzetli olmuş, geçen bayram çörek kabarmamıştı, keşkeğin eti iyi pişmemişti" gibi yorumlar yapılırdı. Uykularından zorla uyandırılan biz çocuklar bir taraftan "bıraksanız da azıcık daha uyusaydık" derken, diğer taraftan bu güzel kokular sayesinde uykumuzu açardık.

Bir de bilirdik ki dedem bize "gıcır" paralar ayarlamıştır. El öpme sırasında hepimize birer gıcır para verecektir. Sabırsızlanır, bir an önce el öpme faslına geçilsin isterdik.

Masa başı mesaisi bittikten sonra yaş sırasına geçilerek el öpme merasimi başlardı. En önde dedem, arkasında anneannem, onların ardından çocukları, sonra çocuklarının çocukları...Bu gerçek bir merasimdi çünkü herkes en güzel giysilerini giymiş olurdu ve bir resm-i geçit gibi dizilirdik yaş hiyerarşisi içinde.

Zamanla bizler çocukluktan çıktık, tören alayına yeni üyeler eklendi. Damatlar, gelinler... Sonra torunların çocukları... Kuyruk uzadıkça merasim daha da keyifli bir hale geldi, keşkek daha bir lezzetlendi. Masaya konan tabakların, kahvaltı sonrasında kahve içenlerin, çocuklara gıcır para verenlerin sayısı arttı.

Birşeylerin dengede kalması gerekirmiş gibi, bir yandan yeniler katıldı aramıza diğer yandan eskiler çıkıp gitmeye başladı. Begüm sıranın en son üyesiyken sondan ikinciliğe yeni terfi etmiş, İrem annesinin kucağında kuyruğun sonunun adayı olmuştu . Bu kare henüz bir fotoğrafla belgelenemeden resim eksildi.

Bu bayram kuyruğun en başı, en görmüş geçirmişimiz, en büyüğümüz, en asilimiz yok aramızda. Sevgililer Günü'nde gitti bir de üstelik yanımızdan.
"Hep sevin beni"
"Hiç unutmayın dedenizi"
veya
"Kırmızı gülleri mezarıma isterim" der gibi.

Bu bayram başka bayram benim için.

Bir ölüm ve bir boşanma ile azalan tören geçidi üyelerinin boşluğu o kadar taze ki henüz. Gidesim gelmedi büyüdüğüm o eve. Herkese "Hemen ertesi gün Begüm'ün okulu açılıyor, şimdi çocuğa yorgunluk olur git-gel" dedim ama asıl neden başkaydı. Bundan sonraki bayramlar aynı olmayacak hiç. Gidenlerin yeri dolmayacak, özellikle de çocukları için.

Artık benim için de bayramlar kızımla birlikte keyif yapma, bayram tatilinin bir-iki gün izin ile uzatılabileceği zamanlarda da uzak seyahatlere çıkma zamanıdır. Kimbilir belki taa Çin'e bile gideriz!

Bu sefer evdeyiz ama, kızımla ben bekleriz hepinizi. Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öperiz. Çikolatamız da var şekerimiz de. Gıcırını bulma konusunda henüz uzmanlaşmadım ama çocuklara para da veririz canım.

Her gününüz, hatıranızdaki en mutlu bayram gibi olsun!  

9 comments:

dunyada bir balık dedi ki...

Sevgili Sibel sana bve kızına nice güzel bayramlar dilerim.Kendinize güzel bakın Çin'de :)
Sevgilerimle

Aslı dedi ki...

Canım tüylerim diken diken oldu bu yazıyı okurken, gözlerim doldu. Gidenin yeri dolmaz doğru ama bizler her türlü mutlu olmaya ve sevmeye gelmişiz bu dünyaya.
Bol sevgi ve mutluluk olsun hayatınızda hep, küçük böcüğün de, büyüğünün de, hep birlikte.

Sibel dedi ki...

Teşekkür ederim dbbalıkçım...Sana da iyi bayramlar..

Aslıcım, kesinlikle mutlu olmaya ve sevmeye devam! Ben de seni ve küçük böcüğünü öperim.

Sıradan Bir Sazan dedi ki...

Canım, şekeriniz ver ve çikolatanız. Gıcır paralardan ise sadece çocuklar mı alabilir?

Çok huzurlu, sevgi dolu, bol şekerli bir bayramın olsun. Seni yanaklarından, kızını gözlerinden öperim...

Ama ben de gıcır isterim...

Sibel dedi ki...

Gel öp elimi gıcırın hazır :))
Öperim yanaklarından!

Adsız dedi ki...

Dua et anneannen bu yazılarını takip etmiyor :))
Çocuğun okulu meselesine gayet inandı kadıncağız.
Herkese iyi bayramlar, nilly.

Sibel dedi ki...

Sen bişi söylemezsen anneannem de bilmez nilly yaw... aman ha!!!

HayatVEtavla dedi ki...

Şu modernitede en gıcık olduğum iki şey;
1)Anne baba ayrılmaları ve bu sebepten çocukların ayrı ebeveyn gerçeği ile büyümek zorunda kalmaları.(boşanma oranları giderek artıyor, istatistiki bilgi)
2)Kadınların nerdeyse tek çocuktan sonrasına pek sıcak bakmamaları.

Sibel dedi ki...

o sevmediğin modernite kadına ekonomik özgürlük de veriyor. aynı zamanda evliliklerde yolunda gitmeyen seyler varsa bu durumu sonlandirabilme
cesaretini de.

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails

.