10 Ağustos 2010 Salı

Tanrı Kelamdır


Kaç gündür bir iç sıkıntısı, bir depresifliktir aldı başını gidiyor! Bu durumun nedeni öncü burçlardaki şu ayın meşhur gezegen çatışması mı, gerilemeye hazırlanan Merkür mü yoksa sıcaklardan uyuyamanın yarattığı bir yan etki mi acaba derken elim bir türlü gitmedi "içimden gelenleri" yazmaya...

İyiki de gitmemiş, omuzları yere çökmüş bir yazı yazmaktansa SUSMAK iyidir diye düşündüm. Gerçi hala susmanın çok derin bir dili olduğuna inanırım. Farklı bir tınısı vardır suskunluğun ve bu tınıyı anlayabilmek için karşındaki kişiyle aynı frekansta olman gerekir. Aksi taktirde sustuğun için iletişimsizlikle suçlanabilir, karşılığında suskun değil sessiz ve kimsesiz bir zindana mahkum edilebilirsin! Suskunluğun dilini öyle herkes bilmez maalesef, kurslarda, okullarda okutulmaz çünkü.

Neyse doğru düşünmüşüm de karamsar yazılar yazmamışım diye sevindim birden, beklediğim mesaj bir kitap yoluyla yine canım Paulo'dan geldiğinde:

"Tanrı kelamdır. Herhangi bir durumda, herhangi bir anda ne söylediğine çok dikkat et… Çünkü kelam, titreşime dönüşmüş düşüncedir; konuşurken çevrendeki havaya daha önce sadece enerji olan bir şeyi aktarırsın. O yüzden ağzından çıkan her söze çok dikkat etmelisin.”

Bir düşünsenize, düşündüğünüz ve kelimelere döktüğünüz her kelime bir dua! Bir sürü modern zaman öğretisi de aynı şeyi söylemiyor mu? NLP, Kuantum Düşünce gibi ilimler de bu kadim gerçeğin zamane kaşifleri değil mi? 

Her sözüm bir dua ise güzel şeyler söylemem lazım her zaman. Kendimi en berbat hissettiğim zamanlarda susup, kötü hiçbir sonucu çağırmamam lazım hayatıma.

Evet, öyle olsun!

Tüm dileklerim evrenin ve benim hayrıma gerçekleşsin!

2 comments:

Zennube dedi ki...

ağızdan çıkan sözler kadar, düşüncelerin de etkili olduğuna inanırım ben. ama çoğu zaman ne çeneme ne de o fırr dönen berbat düşüncelerime hakim olamam :S

Sibel dedi ki...

fırfır dönen düşünceler iyidir. zekaya alamettir ;)

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails

.