5 Mayıs 2010 Çarşamba

Yıldız Olasım Var


Dün bir arkadaşım sordu: “Geri dönmek mümkün olsa hangi yıla dönerdin?”

Önce bir yıl söyledim ama sonra düşündüm. Gerçekten geri dönmek ister miydim diye. Acaba insan en mutlu olduğu ana mı dönmek ister yoksa tam tersi mi? Mutlu olduğu anları her anına taşıyabilmek midir özlemi? Yoksa mutsuz anlarını şöyle bir dönüp düzeltebilme arzusu mudur içine yer eden?

Sonra aklıma geldi, başka bir arkadaşım da demişti ki “Yaşam banttan değil, canlı yayın!” Evet, “delete” tuşu yok!

İster miydim geri dönmek? Geri dönmek mümkün olsa nelerin daha iyi olacağını umuyordum? Şu anın bilinciyle “evet, şunu yapardım” dediğim şeyleri yapsam sonuçlar değişir miydi?

Bunları düşünürse insan çıldırır, kendini suçlar kimi zaman, kimi zaman da başkalarını. Ne geçer eline peki? Pişmanlık, dargınlık ve mutsuzluktan başka?

Asıl yapılması gereken şey, şu anı yaşanabilir kılmak sanırım. Ama bunu yaparken de geri dönüp baktıkların üzmeyecek seni, geleceğe dair umudunu kırmayacaksın. Gülüp geçeceksin bazen, güzelmiş diyeceksin. Geçmişten gelen sönük ışıklar süzülüp gidecek zaten, topladığın güzel ışıklarla bugün parlayabileceksin bir yıldız gibi.

Başların yukarı döndüğü her an görülebilen, ışığı ile içlere huzur veren, kocaman bir göğe ait bir yıldız... En güvenli yerde, evrenin rahminde... Evrenin kalp atışlarını duyarak, tıpkı annenin kalp atışlarını duyduğun gibi...

Bugün bir başka arkadaşım da şöyle dedi:
“Hayat dediğin bir gündür, o da bugündür!”

Ne bu, herkes birbiri ile anlaşmış gibi birşeyler söylüyor?

Evet , bir yıldız olmak istiyorum! Bugüne ait!

Ne geçmişe dair özlemler ne de geleceğe dair kaygıların olduğu, sadece şu anın güzelliğini yaşayabilmek için; Carpe Diem!

Başarabilmek için “Şerefe”

2 comments:

Sevgi dedi ki...

Merhaba Sibel;

Öncelikle güzel paylaşımların için teşekkür etmek istiyorum. Seçtiğin şiirler, yazdığın hikaye ve yazılar çok hoş. İnsanın yüreğine dokunabilen güzel bir anlatımın var. Farkı, fark etmemi sağlıyor ve ciddi bir değer yaratıyorsun....

Bugün Albert Einstein’ ın başarı için izlediği yolları anlatan bir mail aldım. Üstüne yazını okuyunca Sibelalem’ de bunu mutlaka paylaşmalıyım dedim kendi kendime ...

Carpe Diem ve başarıyı davet etmek için şerefe diyorum :)

Sevgiyle kal,

İşte Einstein’dan birkaç hayat dersi…

Anı yaşayın

"Ben geleceği hiç düşünmem, ne de olsa gelecektir." Geleceği ayarlamanın tek yolu olabilidiğiniz kadar şimdide olmaktır. Şu anda dünü ya da yarını değiştiremezsiniz. Önemli olan tek an şimdidir.

Hata yapın

"Hiç hata yapmamış bir insan yeni bir şey denememiş demektir." Hata yapmaktan korkmayın. Eğer nasıl okuyacağınızı bilirseniz hatalar sizi daha iyi bir konuma getirebilir. Başarılı olmak istiyorsanız yaptığınız hataları üçe katlayın.

Farklı sonuçlar beklemeyin

"Delilik: Aynı şeyler
i tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek."
Hergün aynı rutinde yaşayarak farklı görünmeyi bekleyemezsiniz. Hayatınızın değişmesini istiyorsanız kendinizi değiştirmelisiniz.

Bilgi deneyimden gelir
"Bilgi malumat değildir. Bilmenin tek yolu deneyimlemektir." Bir konuyu tartışabilirsiniz ama bu size sadece felsefi bir anlayış kazandırır. Bir konuyu bilmek istiyorsanız onu deneyimlemelisiniz.

Değer yaratın
"Başarılı olmaya değil, değerli olmaya çalışın."
Zamanınızı başarılı olmak için harcamayın, değerler yaratın. Eğer değerli olursanız başarı kendiliğinden gelecektir.

pelin dedi ki...

Sevgili Sibel,

Mitolojiden bir hikaye ile merhaba demek istedim.

Pandora "tanrılar armağanı" anlamına gelir. Yunan mitolojisinde ilk kadın, Zeus tarafından insanlığı cezalandırmak için hazırlandığına inanılırdı.

Efsaneye göre , Zeus kendinden ateşi çalıp insanlara veren Prometheus'un kardeşi Epimetheus'a balçıktan yapılmış tanrısal güzellik ve zekaya sahip Pandora'yı eş olarak gönderir. Epimetheus kardeşinin tüm uyarılarına karşı Pandora ile evlenir. Zeus, Pandora'ya evlilik hediyesi olarak topraktan yapılmış, çömlek benzeri bir kavanoz (yanlış yapılmış bir çeviri sonucu kutu olarak anılmaktadır) hediye eder ama bu kavanoz asla açılmamalıdır. Bir süre sonra merakına yenilen Pandora, kavanozu açar ve içindeki tüm kötülükler dünyaya yayılmaya başlar... ancak son anda kutuyu kapatır bu da insanların içindeki "umut"tur.kötülüğün yayılmamış olması umudu.

Pandora mutsuzluk ve dertlerin olmadığı dünyada yaşar fakat kadına özgü merakına yenilip kutuyu açar.Ama başka bir efsaneye göre de Pandora kutuyu açtığında dünyaya kötülük hakim olur ve Pandora kutuyu kapatırken de kutu Pandorayı esir alır...

Diğer bi hikâyede ise Haberci Tanrı Hermes Olimposa giderken sırtında çok uzaklara götürmesi gereken sandığı Pandora ve eşine bırakır. Pandora merak eder kutuyu açar kendine ve eşinin üzerine pişmanlık, kızgınlık, kibir vs. gibi kötü özellikler, yaşadıkları mutlu ormana vede bütün dünyaya türlü türlü kötü özellikler yayılır. Son anda Epimetheus sandığı kapatır. Sandığın içinden bi ses gelir.Sandıktan gelen cılz ses -Lütfen beni çıkarın . Dışardaki kötülüklerle ancak ben başadebilirim- der. Bu sefer Pandora ve eşi birlikte açarlar sandığı. Sandığın dibinde bir kelebek vardır. Sandığın içindeki kelebek te ümittir.

Hiçbir zaman ümidini kaybetmemen dileğiyle....

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails

.